10:26 BLOOMBERG BUSINESSWEEK TÜRKİYE

1973 ve 2026 Petrol Krizi, Elektrikli Araçların Yeni İtici Gücü

1970’lerdeki petrol ambargolarının ardından tüketiciler daha küçük, yakıt tasarruflu Japon markalı otomobillere yöneldi. O dönemde Detroit’in üç büyük şirketi, 1973’te otomobil üretiminin neredeyse yarısını gerçekleştiriyordu. Bugün ise bu oran %10’un çok altında olduğunu söyleyebiliriz.

Hürmüz Boğazı’ndaki kriz, Asya elektrikli araç pazarını doğrudan etkiliyor. Petrol ve LNG sevkiyatlarının durma noktasına gelmesi, akaryakıt fiyatlarını sert biçimde yükseltti. Bu durum da elektrikli araçlara yönelimi hızlandırdı. Özellikle Çin, Avustralya ve Yeni Zelanda’da elektrikli araç satışları rekor seviyelere ulaştı.

 Hürmüz Boğazı’nın Önemi

Hürmüz Boğazı, dünya petrol ve LNG sevkiyatlarının yaklaşık %20’sini taşıyan kritik bir enerji geçiş noktası. Asya’ya giden ham petrol sevkiyatlarının %80’i bu boğazdan geçiyor. Saldırılar sonrası sevkiyatların büyük ölçüde durması, Uluslararası Enerji Ajansı tarafından kayıtlardaki en büyük tedarik kesintilerinden biri olarak tanımlandı.

Bütün bu gelişmeler sonrasında akaryakıt fiyatları yükselirken, tüketiciler elektrikli araçlara yönelmeye başladı.

Asyalı Ülkeler Bu Dönüşümün Neresinde?

Orta Doğu petrol kriziyle birlikte, Asyalı elektrikli araç üreticilerinin yeni bir pazarı ele geçirmekte zorlanmayacakları görülüyor.  Japon üreticilerinin 1980’lerde ABD otomotiv endüstrisi üzerinde yarattığı etkiye benzer bir dönüşümün yaşanması mümkün. Bu kez kaybedenlerin yine aynı oyuncular olması ihtimali güçlü.

Düşen batarya maliyetleri ve vergi teşvikleri geleneksel otomobillerin fiyatlarını düşürmeye yardımcı oldu. Elektrikli araçlar birçok gelişmekte olan pazarda çift haneli pazar paylarına ulaştı.

Son günlerde elektrikli araçların pazar payı Tayland ve Singapur’da yaklaşık %50’ye, Çin, Endonezya, Güney Kore ve Vietnam’da ise yaklaşık üçte birine ulaştı. Dünyada farklı kıtalarda bu oran, %10’un çok altında olan ABD ve Japonya’nın çok ilerisinde gözüküyor. Petrol fiyatlarının 100 dolara ulaşması ve hatta üstüne çıkmasıyla birlikte bu oranların daha da artması bekleniyor.

Pandemi ve Sonrası: Elektrikli Araçların Yükselişi

Pandemi döneminde başlayan dönüşümle birlikte, ülkeler içten yanmalı araçların yol açtığı hava kirliliğini azaltmak için bu araçların üretimini sınırlamayı veya yasaklamayı planladı. Elektrikli araçların, şarj altyapısı ve batarya menzili geliştikçe, benzer kısıtlamalarda hızlanma hedefleniyordu.  Ancak esas kırılma noktası, Ortadoğu’daki gelişmeler ve artan yakıt fiyatlarıyla birlikte ortaya çıktı.

Artan Petrol Fiyatlarının Ekonomik Etkisi

Ülkelerin ithal ham petrol kaleminin, bütçelerini artırması muhtemel ve birçok gelişmekte olan ülke için ham petrol ve petrol ürünleri en büyük ithalat kalemlerini oluşturuyor. Petrol harcamaları, yatırıma ihtiyaç duyan ekonomilerden sermayeyi çekerken, ithalat da yakıt faturaları, elektrikli araçlara harcanan miktarı kat kat aşıyor. İçten yanmalı araçlarda benzin her yıl ödenmesi gereken sürekli bir maliyetken, elektrikli araçlarda maliyet tek seferlik bir satın alım olarak öne çıkıyor. Ülkeler, ithal özellikle Çin yapımı elektrikli araçlara %105’e varan oranlarda gümrük vergisi uygularken, ham petrol genellikle neredeyse gümrüksüz olarak ithal ediliyor. Bu durum, yerel otomobil üretimini teşvik etmenin bir yolu olarak haklı gösterilirken, şu an artan ham petrol fiyatları ile ekonomi için yük ve verimsiz gözüküyor.

Asya elektrikli araçlarda yükselişini sürdürecek mi?

Asya-Pasifik EV Satışları (2023–2026)

2023

• Çin: Dünya EV satışlarının %60’tan fazlasını tek başına gerçekleştirdi.

• Toplam Asya-Pasifik satışları: Yaklaşık 7 milyon adet EV satışı.

• Güney Kore ve Japonya’da elektrikli araç penetrasyonu hızla arttı.

2024

• Bölge genelinde satışlar %30 civarında büyüme gösterdi.

• Çin’de elektrikli araçlarda iki markanın rekabeti öne çıktı.

• Hindistan’da devlet teşvikleriyle elektrikli araç satışları %80 artış kaydetti.

2025

• Asya-Pasifik EV pazarı 10 milyon adedi aştı.

• Avustralya ve Yeni Zelanda’da EV kredileri ve teşvikler satışları hızlandırdı.

• Çin’in ihracat odaklı üretimi, Güneydoğu Asya pazarına güçlü giriş yaptı.

2026 (Ocak–Mart verileri)

• Küresel elektrikli satışları ocak ayında %3 düşüşle 1,2 milyon adede geriledi; Çin’deki yavaşlama etkili oldu.

• Ancak Asya-Pasifik genelinde talep artışı sürdü; özellikle petrol fiyatlarındaki yükseliş elektrikli araçlara yönelimi artırdı.

• Çinli büyük elektrikli araç üreticisinin yurtdışı pazar payı %22,7’ye çıkarak iki katına yükseldi.

Asya-Pasifik’te bu gelişmelerle Avustralya’da elektrikli araç talebi iki katına çıkarken Yeni Zelanda’da elektrikli araç satışları rekor seviyelere yaklaştı.

Çin’de ise en büyük otomotiv üreticisi yurtdışı pazar payını 2026’da %22,7’ye çıkarak iki kattan fazla arttı.

Avrupa’da ise Avrupa Birliği’nin karbon azaltım politikalarında geri adım atması, otomotiv sektöründeki dönüşümü farklı bir boyuta taşıyabilir. Bu durum, Asyalı üreticilerin Avrupa’da hem üretim hem de pazar genişletme hamlelerini hızlandırmasına yol açabilir.

Şarj altyapısına yapılan yatırımlar ve batarya teknolojilerindeki gelişmeler, elektrikli araçların yaygınlaşmasını daha da hızlandıracaktır. Aynı zamanda bu büyüme, yenilenebilir enerji yatırımlarını da destekleyerek kapasite sorunlarının dengelenmesine katkı sağlayabilir. Elektrikli araç satışlarındaki artış, yenilenebilir enerjinin büyümesine de etki edecektir.

Çin’in elektrikli araç üreticileri, Vietnam’ın potansiyeli, Hindistan’ın güçlü yerel üreticileri yurtdışına açılma potansiyelleriyle dikkat çekiyor. Güney Kore, Çin’in batarya üretimindeki hakimiyetine gerçek anlamda meydan okuyan tek ülke olarak karşımıza çıkıyor. Koreli iki büyük şirket güçlü elektrikli araç üreticileri olarak öne çıkıyor.

Japonya’nın önde gelen üreticileri Güneydoğu Asya’daki güçlü konumlarını korumakta zorlanırken, elektrifikasyon stratejilerinin ne kadar başarılı olacağı belirsizliğini koruyor. Hürmüz Boğazı’ndaki kriz çözülmezse, 1970’lerdeki gibi yakıt kuyruklarının yeniden gündeme gelmesi ihtimali de göz ardı edilmiyor.

Kısıtlı yakıt için saatlerce kuyrukta bekleyen bir dünyadan ziyade, daha düşük maliyetli ve çevreci bir alternatif sunan elektrikli araçlar, 2026 ve sonrasında ülkelerin en çok tartışacağı konulardan biri olacak. 2026 enerji krizi ise Asya’nın elektrikli araç pazarını kırılma noktasının ötesine taşıyacak gibi görünüyor.

Kısacası, Hürmüz Boğazı’ndaki enerji krizi Asya elektrikli araç pazarını hızlandırıcı bir katalizör haline geldi. Fosil yakıt bağımlılığının kırılganlığı, elektrikli araçları sadece çevresel bir tercih olmaktan çıkarıp ekonomik bir zorunluluk haline getiriyor.

Çağrı Koray Öztopçu

Close Search Window
Close