10:54 BLOOMBERG BUSINESSWEEK TÜRKİYE

Otomotiv  ve Yapay Zeka da Ülkelerin gündemi :  Çip üretimi

Otomotiv üreticileri, artan global vergi tarifeleri, korumacılık dalgası sebebiyle otomobil üreticilerinin zarar göreceği konusunda hem fikir durumdalar. Tüm otomobil üreticileri, dünyada farklı kıtalarda oluşan ithal araçlara uygulanan ve sürekli değişime uğrayan yeni tarifelerden dolayı bu sıkıntıları aşabilmek için planlama yapıyorlar.
Otomobil üreticileri farklı kıtalarda özellikle Çin’in otomotiv ithalatı ve otomotiv sektörlerinin bu dalgadan etkilenmesinin önüne geçmeye çalışırken, diğer taraftan da Çin’li parça üreticilerinden de ithalatlara bağımlılık da sıkıntı yaratıyor. Tarifelerin veya oluşan bu korumacılık adımlarının tüketicilerin yeni otomobiller için ödediği fiyatları artırması beklenirken, bütün bu son açıklamalar sonrasında, değişen otomotiv ekosisteminde farklı bir gündem de tekrar güçleniyor.
Yarı İletken kullanım alanı genişliyor
Dijitalleşme ile çip (yarı iletken) talebi önemli ölçüde artarken günlük hayatımızda kullandığımız cihazların çoğunda yer alan çip ve yarı iletkenlerin üretimi, son dönemlerde global güç dengelerinde en çok tartışılan konular arasında yer almaya başladı.
Değerlendirmelere göre, yarı iletken endüstrisinin 2024 yılında 630 milyar ila 680 milyar dolar arasında bir değere sahip olduğu ve büyük ölçüde yapay zeka ve veri merkezlerinin büyümesiyle desteklenerek 2030 yılına kadar 1 trilyon ila 1,1 trilyon dolara ulaşması bekleniyor.
Çiplerin kullanım alanları, akıllı telefonlar dahil, çeşitli iletişim cihazlarında, telefonlarda, bilgisayarlarda, otomobillerde, oyun konsollarında, güneş enerji sistemlerinde ve akıllı ev cihazlarının yanı sıra savunma sanayisiyle beraber uzay ve havacılık sektörlerinde günden güne artıyor. Yarı iletkenler, modern bilgi ve iletişim teknolojilerinin temelini oluşturur. Son derece küreselleşmiş ancak uzmanlaşmış bir yarı iletken değer zincirinde, jeopolitik sorunlardan ve talep-arz dengesizliklerinden kaynaklanan tedarik zinciri zorlukları arasında değişimler yaşanmaya devam ediyor. Küresel karşılıklı bağımlılıklar, tedarik zincirini önemli kılarken, çevresel, jeopolitik, ekonomik ve teknolojik risklere karşı ülkelerin zayıflıklarını da böyle dönemlerde ortaya çıkarıyor.
Ülkeler yerel yarı iletken endüstrileri tasarlıyor
Avrupa Çip Yasası çalışmaları devam ederken, Avrupa yarı iletken ekosistemine yoğun yatırım yaparken, daha fazlasına ihtiyaç duyulabilir görüşleri de öne çıkıyor.
Avrupa Komisyonu, 2023 yılında kabul edilen Yasa’nın bugüne kadar çip ile ilgili 80 milyar EUR ‘dan fazla yatırımı teşvik ederken, Avrupa, veri merkezleri, yapay zeka ve savunma gibi uygulamalar için en gelişmiş mikroçipler için yoğun küresel rekabet ortamında, diğer ülkeler de aynı oranda yatırım yaparken, küresel çip üretimindeki payının %10 civarında seyretmeye devam ediyor.
Asıl zorluk, ek kapasiteyi hızla artırmak için hem kamu hem de özel yatırımı çekmekte yatarken, yarı iletken fabrikaları, çok sayıda yetenekli işçiye, çok özel hammaddelere erişime ve düşük enerji maliyetlerine ihtiyaç duyuyor; bunların hepsi Avrupa genelinde şu an için yetersiz olarak görülüyor. İş yapma maliyetlerinin daha da önemli olacağı, bu anlamda girdilerinde öne çıkacağı bir dönemde, Avrupa, doğrudan çip üretiminin sadece bir parçası olduğu destekleyici bir ekosisteme önemli yatırımlar yapıyor. Yeni yatırımların çoğu, üretim hatları, çip tasarım ve yetkinlik merkezleri kategorilerine giriyor. Avrupa için Endüstriyel ölçekte üretimi artırmak daha uzun vadeli bir hedef olarak gözüküyor.
Daha öncesinde Avrupa Birliği, AB üye devletleri ve özel sektörün yatırımlarının bir kombinasyonunu ile 43 MIA EUR bir hedef koyarken, üye devletler ve küresel teknoloji devlerinin bölge genelinde yeni tesisler ve Ar-Ge merkezleri kurmasıyla, taahhüt edilen toplam yatırımın 2030 yılına kadar 100 milyar EUR ‘ya ulaşabileceğini gösteriyor.
2023’de başlayan adımlar hızlanıyor
Avrupa’nın teknolojik egemenliğini ve yarı iletken ekosistemini güçlendirmeyi hedefleyen ve Eylül 2023’te resmen kabul edilen Avrupa Çip Yasası, dış pazarlara bağımlılığı azaltmayı, sektörde üretim, araştırma ve yetenek gelişimini artırarak, beş stratejik hedefe odaklanıyor: Yarı iletken araştırma liderliğini artırmak, üretim ve paketleme kapasitesini geliştirmek, 2030’a kadar üretimi artırmak, endüstri beceri eksikliklerini gidermek ve dayanıklı bir yarı iletken tedarik zincirini sağlamak. Girişimin yapay zeka, güvenli iletişim, savunma ve sağlık hizmetleri gibi alanlarda önemli ilerlemeler sağlaması bekleniyor.
AB Komisyonu, Avrupa’nın küresel çip üretimindeki payını 2030 yılına kadar 2 katına çıkararak yüzde 10’dan yüzde 20’ye yükseltmek ve Güney Kore’de, çip endüstrisine 450 milyar dolar destek sağlamayı hedeflerken, Japon hükümeti de iki özel şirketin yeni fabrika yatırımı yapmasına destek planını duyurmuştu.
Ülkeler, artan teknoloji ihtiyacıyla savunma ve havacılık endüstrisi için yüksek teknoloji bileşenlerinin üretimini de kendi ülkelerine geri çekmek için yıllardır yoğun bir çaba harcamaya artan bir şekilde devam edecek.
AB’de yarı iletken yatırımları artıyor
Almanya’nın Dresden kentinde, kamu fonları desteği ve bir ortak girişim olan Avrupa Yarı İletken Üretim Şirketi, toplamda 10 milyar EUR’nın üzerinde yatırım gerektirmesi beklenen yeni bir fabrika planlanıyor. Fabrikanın %70’i bir yarı iletken devinin sahipliğinde olurken, Avrupa’nın otomotiv, endüstriyel ve yapay zeka sektörlerine tedarik sağlayacak gelişmiş çipler üretecek.
Fransa, güneydoğu Fransa’da yeni nesil çip üretimi oluşturmak için 2,9 milyar avroluk bir projeyi desteklerken, İtalya da Catania’daki yeni tesisi için 2 milyar avroluk devlet yardımı paketini onayladı. Bu arada Avusturya, bir yarı iletken üretim tesisinin genişletilmesi için 227 milyon avroluk kamu fonu sağladı. Özel bir yatırım planı ise 2030 yılına kadar 567 milyon EUR daha ekleyebilir.
Ekosistem tarafında ise, dünyanın önde gelen sözleşmeli çip üreticisi, Avrupa ortakları için çip tasarımını ve inovasyonunu önemli ölçüde hızlandırması beklenen Münih’te bir Avrupa tasarım merkezi açıyor.
Amerika’nın Çip Sektöründeki Yeniden Yükselişi: 640 Milyar Dolar Yatırım
ABD, Gelişmiş Üretim Yatırım Kredisi ve üretim hibe teşvikleri ile önemli yatırımları hareketlendiriyor. Yarı iletken ekosistemindeki şirketler, 2020’den bu yana 30 eyalette 140’tan fazla proje açıklarken; bu da toplamda 640 milyar dolardan fazla özel yatırım anlamına geliyor. Açıklanan bu projeler, 500.000’den fazla iş yaratırken ve destekleyecek; bunların 70.000’i yarı iletken ekosisteminde tesis işi, 122.000’i inşaat işi ve ABD ekonomisi genelinde 335.000’den fazla ek işi destekleyecek.
52 proje kapsamında 35 şirkete 33 milyar dolar üzerinde hibe ve 7,15 milyar dolara kadar kredi sağladığı açıkladnırken, “mikroelektronik üretimini destekleyecek ve ulusal güvenlik için gelişmiş yarı iletkenlerin yerli tedarik zincirine erişimi sağlayacak” programlarda açıklanıyor.
ABD’nin çip üretimi ve inovasyonu yeniden canlanacak ve Amerika’nın ekonomisi, istihdam yaratma, ulusal güvenlik, tedarik zinciri dayanıklılığı ve teknoloji liderliği için önemli faydalar sağlanması hedefleniyor.
ABD’de, bilgisayar çipleri tekrar gündem olurken, küresel teknoloji sektörü ve Çin ile yapay zeka konusunda yaşanan jeopolitik mücadele üzerinde düzenlemeler ve korumacılık adımları, bilgisayar çipleri, yarı iletkenlerin, üretiminin ABD’de yapılmasını amaçlıyor. Birçok üst düzey tüketici elektroniğinde ve gelişmiş yapay zeka destekli teknoloji ve araştırmada kullanılan yarı iletken ve çip üreticilerinin ABD’de fabrika açması hedeflenirken yerlileşme hedefleniyor. Daha önce de ABD yarı iletken üretim tesislerinin inşasını desteklemek için teşvik etmişti.
Yeni dönemde teşvik olmadan yarı iletken üretimini artırmak hedefleniyor.
ABD, çip tasarımında küresel lider olsa da çip üretiminin büyük çoğunluğu denizaşırı ülkelerde, özellikle de yapay zeka modellerini eğitmek ve çalıştırmak için gerekli olan üst düzey bilgisayar çiplerinin yapıldığı Tayvan’da gerçekleşiyor. Geçmiş dönemde ABD, Asya’daki fason üretime bu kadar bağımlı olmanın doğurabileceği olumsuz sonuçlara karşı hem ABD’li hem Asyalı yüksek teknoloji şirketlerine ülke içinde üretim tesisleri açmaları için yönlendirme yapmıştı. Geçtiğimiz yıl, ABD’de çip üretimine 280 milyar dolarlık teşvik tasarısı onaylanırken, yarı iletken üretimi için yaklaşık 52 milyar dolarlık desteğin yanı sıra fabrika kurulumunu teşvik etmek için 4 yıllığına yüzde 25’lik vergi indirimi sunulurken, CHIPS Yasası’nın kabulü ve ardından yapılanma için 200 milyar dolardan fazla yatırım açıklanırken, 16 eyalette 40’tan fazla projeyi kapsıyordu.
Ülkeler, küresel değer zinciriyle iç içe geçmiş ancak hem yerel ekonomik faydayı hem de potansiyel gelecekteki çip kıtlıklarına karşı dayanıklılığı garanti altına almak için yeterince yerelleştirilmiş sağlam ve verimli yerel yarı iletken endüstrileri tasarlarken küresel karmaşıklıkları proaktif bir şekilde öngörerek yönetmeye çalışıyorlar. Doğal afetler, jeopolitik çatışmalar ve ticaret anlaşmazlıkları da dahil olmak üzere son küresel olaylar, yarı iletken endüstrisini zorlayarak tedarik kıtlıklarına ve ekonomik etkilere yol açarken; pandemi de tedarik zincirlerini ciddi tahrip etti. Talep artışları gibi ekonomik riskler üretim kapasitelerini zorlarken, dünya da siber saldırılar da dahil olmak üzere teknolojik riskler, operasyonel verimliliği ve veri güvenliğini tehlikeye atmaktadır. Özellikle ABD ile Çin arasındaki ticaret anlaşmazlıkları tedarik zincirlerini ve piyasa istikrarını daha da bozmaya devam ediyor.
Çin’in yarı iletken hamlesinin durumu: Yüz milyarlarca dolarlık ,’Made in China 2025′ girişimi
2013 yılında Çin, elektronik üretiminde en büyük ülke konumundaydı ve kendi mikroelektronik üretim kapasitesine sahip olmadığı için akıllı telefon ve bilgisayar üretiminde kullanılan çiplerin büyük çoğunluğunu ithal ediyordu. Yabancı teknolojiye bağımlılık konusundaki endişelerden yola çıkan Çin Devlet Konseyi, “Çin’de Üretildi 2025” girişimini başlattı.
Plan, Çin’i küresel bir fabrikadan daha karlı bir şeye dönüştürmeyi hedefliyordu ve 2025 yılına kadar yarı iletkenlerde %70 öz yeterlilik sağlamayı içeriyordu. On yıldan fazla bir süre ve yüz milyarlarca dolarlık harcama sonrasında Çin, kayda değer bir ilerleme kaydetti. Çin’in “Made in China 2025” planı her zaman çeşitli sektörlerde farklı hedeflere ulaşmayı amaçlayan çok yönlü bir proje olsa da, bu öykünün kapsamı yarı iletken ve otomotiv endüstrisi olarak gözüküyor.
Çin’in en büyük iki üreticisini, sanayi politikasının ülkenin çip sektörünü nasıl yeniden şekillendirdiğini gösteren önemli birleşme çabasında ve şirketlerden biri 5,8 milyar ABD doları karşılığında bir yan kuruluşunun tam kontrolünü ele geçirmek üzereyken, diğer şirkette bir devlet şirketini %97,5’ini 1,2 milyar ABD doları karşılığında satın almaya hazırlanıyor.

Bu iki milyarlarca yuanlık anlaşma, Çin’in gelişmiş üretim ekipmanlarına erişiminin ABD liderliğindeki ihracat kontrolleri nedeniyle kısıtlı kaldığı bir dönemde gerçekleşiyor ve yerli oyuncuları ölçeklendirme yöntemlerini, yatırımlarını nereye yapacaklarını ve yarı iletken pazarının hangi bölümlerine öncelik vereceklerini yeniden düşünmeye zorluyor. En açık ve acil amaç kapasite ve operasyonel verimlilik olsa da, daha geniş hedef, Çin’in yarı iletken tedarik zincirini dış baskılara karşı güçlendirmek ve devlet kaynaklarını daha az sayıda ulusal şampiyon etrafında birleştirmek olduğu gözüküyor.

Korumacılık yarı iletken sektörünü çevrelemeye 2026’da da devam edecek
Bu zorlukların üstesinden gelmek için ülkeler, yarı iletken tedarik zincirlerini güçlendirmek için çeşitli karşı önlemler uyguluyor. Yerelleştirme çabaları, endüstrinin dayanıklılığını artırmayı ve yabancı tedarikçilere olan bağımlılığı azaltmayı amaçlıyor. ABD Yarı İletken Üretmek İçin Yardımcı Teşvikler Yaratma Yasası (CHIPS) ve Avrupa Çip Yasası gibi girişimler, yerel yarı iletken üretimini ve inovasyonunu teşvik ediyor. Dünya genelindeki bölgelerdeki ülkeler, tedarik zincirlerini güvence altına almak ve ekonomik büyümeyi sağlamak için yarı iletken geliştirmeye büyük yatırımlar yapıyor.
Yarı iletken endüstrisini büyüterek, mühendislik yeteneklerinin geliştirilmesini, son uygulama endüstrilerinin teşvik edilmesini ve jeopolitik karmaşıklıkların üstesinden gelinmesini için adımlar atılıyor. Ülkeler önlemleri alarak, yetenekli yetenekleri çekmeye ve yarı iletken teknolojisine dayanan endüstrileri desteklemek için hızlı kararlar veriyorlar. Aynı zamanda kıtalarda yer alan yakın ülkeler arasındaki iş birliği ve gelişmekte olan ve öncü yarı iletken teknolojilerine stratejik yatırımlar, endüstri büyümesinin sürdürülmesi için öncelikli olarak uygulanıyor.

Çağrı Koray Öztopçu

Close Search Window
Close