Avrupa’da e-mobilite rüzgarı, otomotiv ekosistemini Çin etkisinden dönüştürebilecek mi? Salı günü Münih otomobil fuarının açılışını yapılırken, Avrupalı üreticiler, ülkelerinin sıkıntılı otomotiv sektörünün elektrikli araçlarla dönüşümden hızlanan ivmesini gösterme yarışındalardı ve gözüken o ki ülkelerinden her türlü destek sözü alan üreticiler, Çin ve ABD’den gelen tarife düzenlemesi, hammadde ve tedarik kısıtının yanı sıra aşırı bürokratik engellerin de önüne geçmek için inovasyon ile 2026 ve sonrasını için bir ışık tuttular.
Mobilite de rekabet, otomotiv ekosisteminde dönüşümü hızlandırıyor
Avrupa’nın en önemli otomotiv fuarı IAA Mobility’de otomotiv sektöründeki küresel rekabet, yalnızca elektrikli araçlar için değil, her türlü araçta yoğunlaşırken, bu rekabet özellikle Çin ve ABD’den geliyor.
Avrupa ülkeleri, önümüzdeki dönem sektörün zorluklarını ele alan bir zirve için otomobil üreticileri, tedarikçiler ve diğer paydaşlarla bir araya gelmeyi sıklaştırarak planlarken, özellikle otomotiv üreticilerinin ekonomilerinin durgunlaşmasıyla birlikte daha fazla ticari faaliyet ve büyümeyi teşvik etmek için yatırımları artırma isteğindeler. Ancak Avrupa’da yüksek maliyetler ve katı düzenlemeler nedeniyle küresel otomotiv sektöründeki yerini korumak için mücadele ediliyor.
Avrupa’nın en büyük sanayi sektörü olan otomobil üreticileri, yüksek ABD ithalat vergileri, Avrupa’daki zayıf talep, elektrikli araçlara yönelim ve Çin’deki şiddetli fiyat savaşı nedeniyle onlarca yılın en zorlu mücadelesiyle boğuşuyor.
2026’da Otomotiv sektöründe rekabette denge sağlanacak mı?
Otomobil üreticileri, ABD’nin ticaret savaşının getirdiği maliyetlere rağmen, geçen hafta Avrupa’nın en büyük otomobil fuarında Çinli rakiplerine rakip olurken ve Amerikalı sürücüleri cezbedecek yeni modellerini sunmak için bütün ar-ge ve inovasyon yatırımlarının meyvelerini gösterdiler ve salı günü Münih’te başlayan iki yılda bir düzenlenen IAA Mobility fuarında, son yıllarda görülmeyen bir heyecan ve özgüvenle yeni elektrikli araçlarını tanıttılar.
Otomotiv sektöründe, üreticilerin Çinli üreticilerin elektrikli ve hibrit teknolojileriyle öne çıkarak elektrikli araç sektörüne hakim olmalarını izlediği yıllardaki olumsuzlukların Avrupa’lı üreticileri zorladığı bir yılın içindeyken, bu teknolojileri Avrupalı rakiplerinden daha hızlı geliştirip pazara sunabildiler.
Alman otomobil üreticileri de, ABD’nin Nisan ayında Avrupalı otomobil üreticilerine %27,5 oranında gümrük vergisi uygulamasının ardından milyarlarca dolarlık zarara uğradı. O zamandan beri gümrük vergileri %15’e düşürüldü, ancak bu oran henüz uygulanmadı. Ancak yeni teknoloji ve yazılımlara yüz milyarlarca dolar yatırım yaptıktan sonra, IAA’da Avrupalı üreticilerin rekabetçi şarj süreleri, sürüş menzili ve müşteri odaklı eğlence sistemleri sunan yeni modeller sunuyor.
Avrupalı üreticiler fuarda menzil, batarya, yeni ekosistem ve yeni modellerle saldırıya Avrupa otomotiv endüstrisinde iyimserlik ruhu yayıldı. Geleceğe odaklanan Avrupa otomotiv endüstrisi daha önce hiç olmadığı kadar yatırım yaptı. Geçen yıl otomotiv de işten çıkarımlar görülürken, neredeyse tüm büyük otomobil üreticileri, Çinlilerle rekabet edebilmek için operasyonlarını basitleştirmeye çalışırken yeniden yapılanma sürecinde ancak elbette bunu başarmak kolay olmayacak. Çin otomobilleri, Avrupa Birliği tarafından uygulanan tarifelere rağmen genellikle daha ucuz ve bu da geçtiğimiz yıl Avrupa pazarındaki paylarını iki katından fazla artırmalarına olanak tanıyor.
Çinli üreticiler kendilerini Avrupa’da kalıcı olarak görürken, Çinli otomobil üreticileri elektrikli araç satışlarında dünya lideri olan konumunda yer alıyor. IAA’da da Çinli şirketler, popüler modellerinin yeni versiyonu tanıtırken, özellikle tarifelerle beraber Avrupa’da Macaristan’da üretilecek modellerini de sergilediler.
Trendleri değişiyor, yeni nesil tüketiciler ve e-mobilite de önde
Küresel otomobil üreticileri, genç sürücülere hitap etmeyi amaçlarken yeni modelleri Münih’te tanıtma yarışına girdiler. Şirketlerde artık araştırma ve geliştirme merkezleri daha da öne çıkarken artık araçlarda yapay zeka kullanımı da öne çıkıyor. Pandemi sonrasında Çin’in sahip olduğu bu düzeyde bir teknolojiye artık önde gelen Avrupalı otomobil üreticilerinin sergilediği modellerde sahip. Üretilen elektrikli araçlar yapay zeka ve yazılım destekli ve daha uzun menzil ve daha hızlı şarj sağlayan batarya teknolojisine sahipler. Otomobiller ayrıca aydınlatma, gösterge paneli ve eğlence sistemlerini ayarlamak için sürücüyü tanıyor.
Avrupa’nın IAA 2025 sonrası 2026’da otomotivde durumu
2024 toplam global otomobil üretimi 75.6 MIO adet olurken, Avrupa kıtasının toplam üretimi ise 12 MIO adet oldu. 2024 yılında AB ve İngiltere’de 255 otomobil fabrikası faaliyet gösterirken, Çinli markalar geçtiğimiz yıl Avrupa’daki satış paylarını iki kattan fazla artırdı. Mayıs ayında, Avrupa’da kıta genelindeki toplam satışların %5,9’una ulaştılar; bu oran bir önceki yılın aynı dönemine göre %2,9’du.Avrupa’da motorlu taşıt imalatı (AB) 2,4 milyon iş ile AB imalat istihdamının %8,1’i oluşturuyor. AB otomotiv sektörü, değer zincirinde 13 milyondan fazla kişiye istihdam sağlıyor. AB otomotiv sektörü, AB imalat işlerinin %10’undan fazlasını oluşturuyor.
Münih IAA 2025’de gözüken, 2026’da Avrupalı otomobil üreticileri yeni elektrikli araçları ve uygun fiyatlı modelleri ile pazarda yer alacaklar. Otomobil üreticileri, yüksek maliyetler ve AB emisyon hedeflerinin elektrikli araçların tam olarak benimsenmesini zorlaştırması nedeniyle üretim stratejilerini elektrikli araçların ötesine genişletirken, aynı zamanda 25.000 EUR altındaki elektrikli araç modellerini pazara sunmayı hedefliyor.
Analistler, Avrupalı otomobil üreticilerinin, yeni model eksikliğinin rekabet güçlerini olumsuz etkilediği önceki yıllardan ders çıkararak, Çinli üreticilerin rekabetiyle artık daha doğrudan karşı karşıya kaldıklarını belirtiyor. Uygun fiyatlı elektrikli araçların piyasaya sürülmesi ve geleneksel araç yelpazesinin genişletilmesi, düzenleyici baskılar, artan operasyonel maliyetler ve uluslararası rekabet arasında denge kurmayı amaçlayan stratejik bir değişimi yansıtıyor.
Münih fuarı, üreticilerin karmaşık bir finansal, düzenleyici ve rekabetçi zorluklarla mücadele ederken büyümeyi ve pazar payını korumaya çalıştığı Avrupa’daki gelişen otomotiv ortamını gözler önüne seriyor.
Avrupa’nın otomotivde geleceğin anahtarı
Otomotiv endüstrisinde AB’nin rekabet gücünü artıracak en büyük adım Ar-ge adımından geçiyor. Bu adım , otomotiv sektöründe ve değer zinciri genelinde araştırma ve inovasyon faaliyetleri için Avrupa’daki sanayi ve kamu fonlarından gelen kaynakları bir araya getirip uyumlu hale getirerek Otomotiv inovasyonunu hızlandırmak, pazara sunma süresini %40 oranında azaltmak , araştırma kapasitesini artırmak, Avrupa genelinde rekabetçi otomotiv değer zincirleri için R&I kapasitesini geliştirmek ve dijital inovasyonu , Yapay zeka, SDV, araç içi bilişim, bağlantı, otomasyon ve veri odaklı çözümler aracılığıyla rekabet gücünü artırmak için dijital teknolojilerde inovasyonu teşvik etmeden geçiyor. Sürdürülebilirliği entegre etmek, Karbon nötrlüğü, yaşam döngüsü yönetimi, döngüsel ekonomi ve dayanıklılığı ele alarak sürdürülebilirliği, uygun fiyatlılığı ve çevresel performansı değer zinciri boyunca entegre etmek gelecekte Avrupa’yı otomotiv ekosisteminde öne çıkarak.
Çağrı Koray Öztopçu
