11:42 SÜRDÜRÜLEBİLİR ÜRETİM

Sürdürülebilir E-mobilite ve Kapsayıcılık Modelleri

Sürdürülebilir E-mobilite ve Kapsayıcılık Modelleri. Şehirlerdeki hareket etme biçimlerimiz, tüketici alışkanlıklarını ve mobiliteye dair beklentileri geleceğe taşıyan temel dinamiklerden biri olarak öne çıkıyor. Elektrikli araçların hızlandırdığı yeni ekosistemde dijital uygulamaların gelişmesi, açık bankacılık ve servis bankacılığı uygulamalarının ana firmaya, son kullanıcıya ulaşma imkânını tanıması otomotiv ekosistemini önümüzdeki 5 yılda şekillendiren unsurlar olacak.

Teknolojideki hızlı gelişmeler birçok endüstrinin temellerini değiştirirken, 5G imkânları, bağlantılı araçlar ve dijitalleşme otomotiv sektörünü geleneksel iş modellerini yeniden düşünmeye zorluyor. Otomobil endüstrisi artık sadece araba satmaktan ibaret olmayacak. Şirketler aynı zamanda ürün bazlı yaklaşımlarını değiştirerek tam hizmet yaklaşımına geçiyor.

Sürdürülebilir Şehirlerde E-Mobilite Servis Hizmeti Önemli Bir Adım 

Ulaşım için en iyi alternatifler arasında yer alan mobilite çözümleri ülkemizde ve dünyada popülaritesini artırıyor. Şehirlerde yeni alt yapı yatırımları, köprüler, alt geçitler ve yollar için çalışılırken; ulaşım planları pandemi sonrasında daha hızlı bir şekilde e-mobilite ve mobiliteye döndü. Mobilite Servis Hizmeti, ortak bir dijital kanal aracılığıyla kullanıcıların birden fazla ihtiyacı için planlama, rezervasyon ve ödeme yapmalarını sağlayan bir hizmet türü olarak tanımlanıyor. Konsept, kişisel olarak sahip olunan ulaşım modlarından, bir hizmet olarak sağlanan mobiliteye geçişe odaklanıyor.

Mobilitenin İlk Adımları 29 yıl önce atıldı: Toplu Taşımada Mobilite Servis Hizmeti

Mobilite ihtiyacı, ilk olarak seyahat hizmetlerine entegre olmuş akıllı bir “bilgi asistanı” fikri olarak 1996 yılında ortaya çıktı. İsveç’te birçok ulaşım alternatifini biletlemeyi içerecek şekilde çıkan mobilite servis hizmeti Helsinki ve Londra’da farklı konseptler sonrası 2015’te şehir altyapılarına uygunluğu tartışılarak farklı platform ve yerel yönetimler tarafından uygulandı. Kentsel alanlarda yaşayan nüfusun yüzdesinin 2050’de %66’ya ulaşması ile araç paylaşımı modellerinin daha da artması bekleniyor.

E-mobilite yönetimi oyuncuları, telekomünikasyon şirketleri, finansal kuruluşlar-bankalar, toplu ve özel ulaşım sağlayıcıları, sorumlu yerel makamlar, belediyeler, ulaşım ve şehir planlama alternatifleriyle entegre bir sistemin kurulması ve yaygınlaştırılması için çalışıyor. Araçlar arasında aktarımı sağlayan fiziksel altyapının, otobüs gibi ulaşım hizmetleri arasında, metro kavşakları veya istasyonlarda bisiklet ve araba paylaşım alanlarının oluşturulması gerekiyor. Ulaşım planlamacıları ve veri sağlayıcılar, kullanıcılar, Mobilite Servis Hizmetine bir platform üzerinden sürekli bir paylaşım halinde olur. Bu paylaşımlarda gidilmek istenen A noktasına kadar en iyi olan ulaşım aralığını tanımlar, seçenekler sunar ve gerçek zamanlı trafik güncellemeleri yapar. Sistemin başarısı ise tüketicinin benimsemesi ve değişebilen iyi bir kapsama sahip olmasına bağlıdır.

Mobilite Servis Hizmeti Kullanım Alanları Genişliyor, Finansman Önemli Hale Geliyor

Mobilite Servis Hizmeti kullanım alanları araç paylaşımı, araç kiralama gibi hizmetlerin dışında veri akışının daha hızlanması ile beraber genişliyor. Uygulama içinde trafik dışında mobilite hizmet servislerinin içinde tüketici finansmanı (kredi ve ödeme imkânı), sigorta hizmetleri gibi adımların da yer alması için çalışılıyor. 2030 yılına kadar Mobilite Servis Hizmetlerinin trendinin gelişmesiyle ülkelerin bu anlamda mobilite sağlayıcılara ve alt yapı yatırımlarına daha fazla ağırlık vermesi bekleniyor. Yapılan bir araştırmaya göre araç sahiplerinin %96’sının %48’i e-mobilite alternatif çözümlerine açık olduklarını iletiliyor.

Müşteri, Sahiplikten Kullanıma Dayalı Modellere Doğru Kayıyor: Hizmet Modeli Olarak Araba

Araba satın almak tüketicilerin bir bütçe ayırdığı, birçok maliyete satın alırken ve satın alım sonrasında katlandığı, gelir ile orantılı bir mobilite imkânıdır. Hizmet olarak araba (CaaS) modelinde, bu hizmeti sunan şirketler ile müşteriler arasında bir hizmet sözleşmesi yapılır. Bu sözleşme kapsamında müşterilere araçlara aylık abonelikle erişim imkânı sunulur ve dilediklerinde araçlarını değiştirebilirler. Müşteriler aylık olarak araç aboneliği yaptıklarında aynı zamanda bakım, sigorta gibi ek maliyetler de hizmet veren şirket tarafından karşılanır.

Günümüzde hem bireysel hem de kurumsal müşteriler için araç sahipliği, gelişen teknolojiyle birlikte sürekli değişen bir mobilite çözümüne dönüşüyor. Arabalar, yalnızca Z ve Y kuşağı için değil, birçok kişi için de sahip olunacak bir varlık olmaktan çıkıp, kullanıma dayalı modellere yönelinen bir araca dönüşüyor.

Elektrikli Araçlara Geçişte Çözüm Modeli

2030 yılına gelindiğinde elektrikli araç satışlarının yeni araç satışlarının %40’ına ulaşması ve 2040 yılına gelindiğinde yeni otomobil satışlarının neredeyse tamamını elektrikli araç satışlarının oluşturması bekleniyor. Son dönemde, elektrikli araçlarda, tüketicinin en büyük korkusu olan batarya menzili ve aracın kısa sürede teknolojisinin geri kalması sorunu için hizmet olarak araba modelleri tüm dünya da çözüm olarak tartışılıyor. Bu hizmet modeli, müşterilere araç veya e-mobilite çözümlerine kolay erişim imkânı sunarken, araç sahibi olma zorunluluğunu da ortadan kaldırıyor. Bu yaklaşım, önümüzdeki dönemde elektrikli araç hizmetlerinin de giderek bu modele kayacağını gösteriyor.

Çağrı Kory Öztopçu

Close Search Window
Close