E-Mobilite Servis Hizmeti. E-Mobilite Servis Hizmeti Sürdürülebilir Şehirlerde Önemli Bir Adım
Büyük şehirlerdeki ulaşım için en iyi alternatifler arasında yer alan mobilite çözümleri hem ülkemizde hem de tüm dünyada popülaritesini artırmaya devam ediyor. Devletler ve yerel yönetimler şehirlerde yeni alt yapı yatırımları, köprüler, alt geçitler, yollar için çalışırken; ulaşım planları pandemi sonrasında daha hızlı bir şekilde e-mobilite ve mobiliteye dönmüş durumda…
Mobilite Servis Hizmeti Doğuyor
E-Mobilite Servis Hizmeti. Dijitalleşmenin artan hızı, otobüs, bisiklet, tren, taksi, metro ve hatta özel ulaşım seçenekleri, harita özelliği dahil tek uygulamadan biletleme, kiralama, araç rezarvasyonu dahil müşteri bağlılığında yeni bir dönem sunuyor.
İngilizce kullanılan kısaltması ile MaaS, Mobility as a Service, Mobilite Servis Hizmeti, ortak bir dijital kanal aracılığıyla kullanıcıların birden fazla ihtiyacı için planlama, rezervasyon ve ödeme yapmalarını sağlayan bir hizmet türü olarak tanımlanıyor. Konsept, kişisel olarak sahip olunan ulaşım modlarından bir hizmet olarak sağlanan mobiliteye geçişe odaklanıyor.
Mobilitede İlk Adımlar, 1996’da atıldı
Pandemiyle tüketicilerin artan mobilite ihtiyacı, ilk olarak seyahat hizmetlerine entegre olmuş akıllı bir “bilgi asistanı” fikri olarak 1996 yılında ortaya çıktı. İsveç’te birçok ulaşım alternatifini biletmeyi içerecek şekilde çıkan “Mobility As a Service “, “MaaS”, Helsinki ve Londra’da farklı konseptler sonrası 2015’te şehir altyapılarına uygunluğu tartışılarak farklı platform ve yerel yönetimler tarafından uygulanmaya başladı.
Mobilite çözümlerinin popülerliğini artırmasıyla birlikte Mobility as a Service (MaaS) pazarı da hızlı bir şekilde büyüyor. Şehirlerde e-mobilite ihtiyacı arttıkça çalışma modelleri arasında elektrikli scooter ve bisiklet kiralama, otobüs ve toplu taşıma odaklı hizmetler, dakikalık veya saatlik araç kiralamanın yanı sıra taksi ve araç çağırma servisleri yer alıyor.
Kapsam Genişliyor
Kentsel yoğunluk artmaya devam ederken, Mobilite Servis Hizmeti daha fazla insanı taşımak için alternatif bir yol sunarken, tüketicilerde dünya çapında yeni mobilite seçeneklerini ve uygulamalarını giderek daha fazla benimsiyor. Kentsel alanlarda yaşayan nüfusun yüzdesinin 2050’de %66, araç paylaşımı (car sharing) modellerinin 2024’de yaklaşık 23 milyon üyeye ulaşması bekleniyor. Diğer taraftan dünyada 50’den fazla ülkede 1.000’den fazla halka açık bisiklet paylaşımı platformu bulunuyor.
Günümüzde dijitalleşmenin etkisi ve iletişimde data-veri aktarımının hızlanmasıyla farklı sektörlerde, farklı hizmet modelleri gelişmeye devam ediyor. Pandemi sonrasında oluşan e-mobilite ihtiyacı hem ülkelerin hem de özel şirketlerin ilgi odağı haline geldi. Özellikle akıllı telefonlardaki teknolojik gelişmeler, Mobilite Servis Hizmet kavramına karşılık oldukça iyi hizmet edebilecek olanaklar ortaya çıkararak, ulaşım-seyahat adımında birçok yeniliği de bu modele kattı.
Akıllı telefonlar gibi platformlar tarafından sağlanan verilerle şehir altyapısının ulaşım ağında tüketicilerin hayatını kolaylaştıran birçok yeniliğe imkân sağlanıyor.
Toplu Taşımadan Maas’a Entegre Sistem Yaratmak
E-mobilite yönetimi oyuncuları, telekomünikasyon şirketleri, finansal kuruluşlar-bankalar, toplu ve özel ulaşım sağlayıcıları, sorumlu yerel makamlar, belediyeler, ulaşım ve şehir planlama alternatifleriyle entegre bir sistemin kurulması ve yaygınlaştırılması için çalışıyor. Araçlar arasında aktarımı sağlayan fiziksel altyapının, otobüs gibi ulaşım hizmetleri arasında, metro kavşakları veya istasyonlarda bisiklet ve araba paylaşım alanlarının oluşturulması gerekiyor.
Ulaşım planlamacıları ve veri sağlayıcılar, kullanıcılar, MaaS’ye bir platform üzerinden sürekli bir paylaşım halinde olur. Bu paylaşımlarda gidilmek istenen A noktasına kadar en iyi olan ulaşım aralığını tanımlar, seçenekler sunar ve gerçek zamanlı trafik güncellemeleri yapar. Sistemin başarısı ise tüketicinin benimsemesi ve değişebilen iyi bir kapsama sahip olmasına bağlıdır.
Otomotiv ekosistemi önümüzdeki 5 yılda farklı şekillendirecek
Şehirlerimizde hareket etme özgürlüğü, tüketici davranışlarını gelecek yıllar için şekillendiriyor. Elektrikli araç üreticileri ve tedarikçilerinden finansörlere, bayilerden enerji sağlayıcılarına ve şarj istasyonu operatörlerine kadar tüm mobilite ekosisteminin dönüşümü başarıyla tamamlandığında, bu yeni ekosistem otomotiv sektörünü daha hızlı dönüştürecek.
Özetle elektrikli araçların hızlandırdığı yeni ekosistemde ana firma ve banka partner ortak çalışmalarının, araç satışı sonrasında ana firma müşteri iletişiminin de sağlanarak artması bekleniyor. Diğer taraftan dijital uygulamaların gelişmesi, açık bankacılık ve servis bankacılığı uygulamalarının ana firmaya son kullanıcıya ulaşma imkânını tanıması otomotiv ekosistemini önümüzdeki 5 yılda farklı şekillendirecek.
Yeni e-mobilitenin Finansmanı Önemli Hale Geldi
Yeni e-mobilite ekosisteminde temiz teknolojinin finansmanı, karbonsuzlaştırmanın anahtarı olan projelerle oluşan yeni ekonominin kapsayıcı ve sürdürülebilir olması farklı gelişmeleri de beraberinde getirecek. Araç sahipliğiyle birlikte gelen önemli maliyetler, trafik yoğunluğu, kentsel alanlarda park yeri bulma sorunu, yüksek sigorta primleri ve bakım maliyetleri pek çok tüketiciyi mobilite çözümlerine yöneltiyor. Son zamanlarda yapılan bir araştırmaya göre araç sahiplerinin %96’sının %48’i e-mobilite alternatif çözümlerine açık olduklarını iletirken, mobilite hizmetlerinin 2027 yılına kadar 456 milyar dolara ulaşması bekleniyor.
Sürdürülebilir tüketici finansmanı, e-mobilite adımlarını dijital çözümler aracılığıyla atarken, entegre ulaşımın desteklenmesi ve bu alanda büyümek için çözümler üretmek daha da önemli hale geliyor. Ulaşımda e-mobilite ile oluşan yeni segmentlerin kapsaması gereken tanımlanmış ihtiyaçlarını belirlemek de önem arz edecek.
Akıllı Şehirler ve Mobilite Servis Hizmeti Kullanım Alanları Genişliyor
E-Mobilite Servis Hizmeti. Mobilite Servis Hizmeti kullanım alanları araç paylaşımı, araç kiralama gibi hizmetlerin dışında data akışının daha hızlanması ile beraber genişliyor. Uygulama içinde ulaşımda harita, yol tarifi, toplu taşıma alternatifleri, trafik yoğunluğu, hava durumu, park hizmetleri gibi detaylar yer almaya başladı. Daha sonrasında mobilite hizmet servislerinin içinde tüketici finansmanı (kredi ve ödeme imkanı), sigorta hizmetleri gibi adımların da yer alması için çalışılıyor. 2030 yılına kadar Mobilite Servis Hizmetlerinin trendinin gelişmesiyle ülkelerin bu anlamda mobilite sağlayıcılara ve alt yapı yatırımlarına daha fazla ağırlık vermesi bekleniyor.
Garanti BBVA olarak sürdürülebilirlik temel stratejimizi oluşturuyor. Daha çevreci bir gelecek için sürdürülebilir tüketici finansmanı bakış açısıyla e-mobilite adımlarını desteklemeyi aralıksız sürdürerek, bu yapılarla Türkiye’nin düşük karbonlu ekonomiye geçişine katkı sağlamaya devam edeceğiz.
Çağrı Koray Öztopçu
E-Mobilite üzerine yazılan diğer makalelere bu aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
https://www.korayoztopcu.com/kategori/e-mobilite/
